Umut hala var!

Nereden baslasam, neyi nasil toparlasam bilemiyorum. Dun gunlerden 30 Mart'ti. Herkes icin onemli bir gundu. Cunku yerel secimler vardi. Tipki genel bir secimmis havasinda, son derece yogun bir gundem isgal eden, cekismeli ve cirkin seylerin yasandigi bir donemden gectik.

31 Mayis 2013'te Gezi ile baslayan demokrasi arama cabasi aslinda hep devam etti. Sokaklarda degildik belki hep ama artik masalarda siyaset bas konu olmustu. En apolitik olanimiz bile durumdan rahatsizdi. Herkes tarafti, ama haksizliklara karsi, ozgurluklerin kisitlanmasina karsi, fasizme karsi bir tarafti. Bazi partiler bu tepkilerimize destek verse de, Gezi'ye katilan milyonlar aslinda hicbir partiyi cozum olarak gormuyor, tarafini tutmuyorlardi. Hep bir alternatif arayisi vardi.

Cemaatin destekledigi Akp, senlerce oya gibi isledi tum stratejilerini. Dogruya dogru, solun da hic olamadigi kadar organizelerdi. Hele Cemaat, zaten 30 senedir besledigi, destekledigi kisileri Turkiye'deki en kilit noktalara yerlestirmisti. Bircok teskilatta soz sahibiydiler. RTE once degistim ben diyerek baslamisti 12 sene once. O gunlerde, daha Akp kurulmadan 1 sene once, o tarafa yakin bir arkadasim demisti bana; bir parti kurulacak, basinda RTE olacak ve ilk secimde iktidara gelecegiz diye. Gulmustum, Ataturk hakkinda atip tutan, siirler okuyan bu adami Turk halki secmezdi ki! Gel gor ki, dedigi oldu, Akp basa geldi.

RTE'nin ilimli yaklasimlari, degistim tavri, bircok sozde aydini da tavladi. Aman dedik, rejimi degistirmek amaclari, bakmayin bu yumusak hallerine! Bu sefer onlar gulduler bize, sacmalamayin dediler, oyle kolay mi! Degildi tabi, tam 12 senedir ilmek ilmek orduler, geldigimiz noktada, degismesi tartisilamaz anayasanin ilk 3 maddesinin degistirilmesi tartisiliyor. Iste buyrun!

Yollar yapildi, duble yollar, metrobus falan. Evinin onundeki yolu yenilenen dedi, calisiyorlar! Devlette kadrolasma son derece hizli bir sekilde ilerliyordu. Dedik kadrolasma? Dediler baska parti gelse o da kadrolasirdi. Dedik caliyorlar, dediler caliyor ama yapiyor adamlar! Sozsuz kaldik. Sozde aydinlar ekonomi iyi dediler (ki hala da diyorlar), rakamlara baktik, Cumhuriyet tarihinde 80 senede yapilan borctan daha fazlasini bu hukumet 12 senelik iktidari boyunca yapmisti. Ama halka yansittiklari, IMF'ye olan borclarin bitirilmesiydi. Vay be dedi halk, baska yerlere olan artan borclarimizi bilmeden. Saglik reformu yapildi, iste! dedi halk, artik hastanelerde sira beklemiyorum! Evet, reformla beraber hastanede kuyruk degil ama evde 48 gun sonrasina randevu alabildiler, ama adi reform oldu. 1 Lira odedikleri ilaca 11 Lira verdiler ama farketmediler. Cunku RTE ne derse onu dinlediler, baska yerden arastirmadilar, hep onlara takilan pembe gozlukle bakmaya devam ettiler.

Sonra yetmez ama evetciler cikti. Hala samimi olduguna inanan, iyi seyler de yapilir mantigiyla bakan, kandirilmislar. Israrla savundular.

Ilk gunden beri samimiyetine inanmayan biri olarak, nasil icler acisi bir hale getirildigimizi tum ciplakligiyla goruyorum. Kadrolasma sadece devlet kurumlarinda degil, polis teskilatinda hatta yargida oldu. Yarin onlari indirebileceklerini dusundukleri askerleri de attilar iceri. Hatta onlarla ayni dusunmeyip bunu soylemekte sakinca gormedikleri gazetecileri de... Dunyada hapishanelerinde en cok gazeteci olan ulke olduk. Deliller mi? Kiminde evlerindeki bilgisayarlara sonradan yazilmis oldugu tespit edilmis word dosyalarinda sozde darbe planlari bulundu, kiminde o delil bile yoktu. Insanlar neden diyerek senelerini icerde gecirdi, ailelerinden, cocuklarindan uzak. Hatta bazilari kahirlarindan öldü.

Ortada oyle bir pasta vardi ki, gozler donmustu. Amerika destekli oldugu bilinen hukumet, ulkenin her varligini satmakta bir sakinca gormedi. Usulsuz ihalelerle yandaslarini zengin etti. Onu destekleyen gruplar ihya oldu. Medya mi? Medyada ona karsi isimlerden bazilari zaten icerideyken, kimi patronlari da hic cekinmeden bitirdiler. Ortada yandas medyadan baska bir sey kalmadi.

Milletin sabri oyle bir noktaya gelmisti ki, Gezi'deki bir agac, buyuk bir patlamanin sebebi oldu. Topcu Kislasi yaptiracagim dedi Gezi Parki'ni yikip. Insanlar gunlerce agaclara sarilarak uyudular. Bir grup insan orada sakince beklerden gecenin 5'inde polisler ve gazlarla Gezi'ye girdiler. Ve arkasindan tepkiler cig gibi buyudu. Senelerdir haktan, hukuktan, adaletten, insan haklarindan soyutlanan bu insanlar daha fazla susarak oturamadilar. Demokratik tepkilerini meydanlarda gostermek istediler. Halka ragmen yapilmak istenen kisla ilk adimini olusturmustu bu tepkinin. Ama arkasinda yillardir devleti somuren, ogullarina gemicikler alan zihniyet vardi. Devletin malini satip yandaslarina ve yabancilara peskes ceken, calan, hukuku ele gecirip adaleti kendine gore belirleyen, medyayi susturan, kadinlarin kac tane doguracagina karar veren, kurtaj kararini kadinin elinden alan, saat 22:00'den sonra ebeveynlik yapip icki icme diyen, toplumu sadece Muslumanlardan ibaret sanan, Alevi'leri dislayan, kendi gibi dusunmeyeni susturan, azinlik olmaya iten, ahlakci zihniyette olup 13 yasinda kizlara tecavuz edilmesine ses cikarmayan, kendi zamaninda kadina siddetin kat kat arttigi, yasakci zihniyeti daha fazla kaldiramadi bu gencler. Haklarini ve adaleti aramaya sokaklara ciktilar, bagirdilar. Bu genclerin sloganlarina karsilik, karsilarinda Toma'lar, Akrepler, biber gazlari, plastik mermiler vardi. Gezi Parki ve dolayisiyla Taksim Meydani sembol olmustu. Ama ulkenin dort bir yaninda tepkiler vardi. 81 ilden bir tek Bayburt sessiz kalmisti. Kalan 80 il ayaktaydi. Meydanlara gidemeyen anne-babalar evlerden tencere tavalarla destek verdiler. Bu genclerin hemen hepsi bir parti uyeligi olmayan, daha once bir mitinge bile katilmamis apolitik genclerdi. Aralarina bu direnise destek veren bazi partiler ve hatta orgutler de katildi. Gencler bagirdilar meydanlarda onlara; indirin bayraklarinizi! Ama bu destegi gostermek isteyenler buna aldirmadilar. Ne de olsa demokratik bir alandi orasi, birisine yanlislikla carpsan, aman biseyiniz var mi dedigin yerde hic birsey zorla yapilamazdi. O partilere de tepki verdiler ama zorla indirmediler bayraklarini. Akp hemen buna bir kulp buldu. CeHaPe zihniyeti dedi, illegal orgutler dedi, capulcular, ayyaslar dedi. Hatta Ateistler, teroristler oldular. Ateist lafi ilk kez resmi olarak bir hakaret seklinde kullanildi, herkese saygimiz var, hepsini kucakliyoruz diyen hukumet tarafindan. Hukumet, durun gencler, soyleyin bakalim ne istiyorsunuz demedi. RTE partide tek adam, ne dersem o diyen adam, zaten haklarinin yendigini dusunen bu gencleri daha da otekilestirdi. Geri kalan %50'yi evlerinde zor tutuyoruz dedi. Acik bir tehditten baska birsey degildi bu. Sonra ellerinde pala ve sopalarla gezen AkGenclik'i polislerle kol kola genclerimizi yaralarken gorduk. Biber gazindan genzimiz yandi, ilacli sularla insanlari yikadilar, Gezi'de bulunan genc, yasli, cocuk demeden bol kepce sıktılar. En cok biber gazi ithal eden ulkelerden oldugumuz ortaya cikti.

Ve sonra... Sonra genclerimizi katlettiler. Birbirinden kiymetli, gozleri parlayan, tek istegi hak, hukuk, adalet olan gencleri... Abdullah'lar, Berkin'ler, Ahmet'ler.. Ve polisin havaya atmasi gerekirken, direkt nisan almasi sonucu, gozlerini, cesitli uzuvlarini kaybeden yuzlerce insan...Ellerinde tas vardi, sapan vardi dediler. Ah be, tas olsa, sapan olsa ne olur? Rorbocop misali giyinmis, yuzlerce metreden fisek atan polisleriniz, Toma'lariniz karsisinda bu muydu savunmaniz? Bu muydu öldürme gerekceniz?

Hic geri adim atmadi RTE. Ulkenin basbakani olmaktan uzak, sadece Akp'nin baskani oldu, vicdanini kaybetmis, yerinden olacak diye tedirgin ve bir o kadar saldirgandi.

Gezi ruhu diye birsey cikti, cok guzeldi. Cicek cocuklari gormeyen bir nesil olarak oyle ozel hissettik ama sadece birbirimizi. Daha bilincliydik, daha diktik. Fakat yerel secimlere yetisebilecek bir parti yoktu. Olusumlar vardi bir suru ancak orgutlenememistik bu kisa donemde.

Ve sonra pasta Akp ve Cemaat arasinda bolusulup bizler de uyurken, ne olduysa dersaneler yuzunden oldu. Demek ki burada da oyle bir rant varmis ki, Cemaatin kuyruguna basan Akp'ye karsi Cemaat savas acti. Gezi'de bir avuc capulcu diyerek kucumsedikleri, terorist ilan ettikleri genclerin yanina geciverdi Cemaat. En solcudan daha solcu oldular sanki bir anda. Cemaat'in gazeteleri, televizyonlari RTE'ye karsi yayinlar yapmaya basladilar. 17 Aralik 2013'te polis teskilatindaki Cemaat yapilanmasini arkalarina alarak, hukumet ve yanlilarinin bazilarina operasyonlar yapildi. Ve su meshur tape'ler geldi. Ilk once RTE'nin oglu Bilal'e telefonda paralarini sifirlamasini tembihledigi tape. Belki de en korkuncu. Bilal ifade vermeye bile gitmedi. RTE montaj, dublaj dedi, onun dianda baska kimseyi dinlemeyen taraftarlari tekrar ettiler, montaj, dublaj! Hukumet hemen karsi atakta bulundu ve yuzlerce polisin yerini degistirdi, gorevden aldi. Sonra ardarda tapeler cikti, medya patronlarinin yalakaliklarinin, basbakanin rektorden tut, TV'de kimin gosterilecegine kadar karistigini anlatan tapeler. Bakanlarin yolsuzluklari, onlara yedirilen paralar, hatta bakara makara diye kitapla dalga gecen bakanlarin kasetleri. Gene soylenen; montaj, dublaj! Yıllarca Hollywood'da nasil montaj ve dublaj alaninda Oscar alamamisiz hayret! Ha tabi bu arada cok konustugumuz icin Twitter yasaklandi. Sonra son bomba bir tape cikti, MIT ve hukumet el ele vermis Suriye yapmis gibi kendi topraklarini bombalamaktan, 28 askeri gozlerini kirpmadan sehit etmekten bahsediyorlardi. Suriye ile savasa sokuyorladi bizi! Zaten Akp geldiginden beri aramizin iyi oldugu tek bir komsu bile kalmamisti. RTE once Orta Dogu'nun lideri olmaya soyunmus, 'one minute' ile buyuk takdir toplamisti. Gel gor ki Amerika'nin destegiyle bu ulkelere sirtini donmus, kardesim dedigi ulke baskanlari ile kanli bicakli olmustu. Gezi ile RTE'nin bu karanlik yuzunu goren Avrupa'dan sonra, Orta Dogu da sirtini RTE'ye donmustu. Ve bu tape sonraki tabi ki Youtube da yasaklanmisti!

RTE dedi ki tepkinizi sandikta gosterin! Aslinda hakkinda 40 tane delil olan, bu hirsiz hukumet yeterince saibeli olmasina ragmen yine de secime girebildi. Aksi icin birsey yapabilecek kurum yoktu zaten. Ne hakim kalmisti memlekette, ne savci. Hepimiz, sandigin demokrasiyi anlatmadigini bilerek bekledik secimi. Cunku secimle gelen bu adam zaten bizleri otekilestirmisti. Zaten secimle gelen bu adam, sozde mazlumlarin yanindaydi ama din kisvesi altinda calmakta cirpmakta bir sakinca gormemisti. Zaten secimle gelen bu adam, yillarca ezildigini soyledigi bir kisim halki simdi tepelere cikarirken, diger tarafi tü kaka ilan etmis, otekilestirmisti. Zaten secimle gelen bu adam okullarin cogunu Imam Hatip'e cevirmisti, sanki ulkede imam eksigi varmis gibi. Zaten secimle gelen bu adam halki egitimsizlestirme, korlestirme pesindeydi. Hatta bir bakani da demisti, egitim seviyesi arttikca Akp'nin oyu dusuyor diye. Zaten secimle gelen bu adam dini somuruyordu. Zaten Hitler de secimle gelmisti. Zaten Hitler de en son secimde intihar etmeden once %43 oy almisti.

Hepimiz sakin olduk ve sandiklari bekledik, gozetmen olmak icin bircok gonulluler bulundu. Gittik kullandik oylarimizi. Oylarimizi kullanmak yetmiyormus gibi, bir de onlara sahip cikmak durumunda kaldik. Kendi oylarimizi devletten korumak zorunda olmak mı? Aman Tanrim! Bugun 31 Mart saat 17:30 ve hala acilmayan sandiklar var. Oylarin %90'i hemencecik sayildi ama nedense o %10 bir turlu bitemedi. Geceden beri takipteyim. Yuzlerce, binlerce hile tweetleri, postlari gordum. Fotografla kanitlananlardan, yardim cagrilarina. Gece 3 bucuga kadar izledigim kadarinca Ankara ve Istanbul'da durumlar hic fena degildi. Ankara'da Mansur Yavas 20 bin oyla ondeydi ve geriye Cankaya sandiklari kalmisti. Istanbul'da ise 500 bin farkla Sarıgül gerideydi ama henuz Besiktas, Kadikoy ve Bakirkoy sandiklari acilmamisti. Istanbul yuksek ihtimaldi de Ankara kesin Mansur Yavas'indi mesela. Sabah kalktigimda ise gecenin bir yarisi devletin Bakani Efkan Ala'nin secim kurulunu bastigini ve oylarin hizla Gokcek lehine degistigini ogrendim. Bu bariz olan ama o kadar cok hile hurda vardi ki, hemen hepsi Akp aleyhinde 3000'e yakin tutanak... Bazilari kaybolmus tutanaklar, eli sopali Akgencler, fazla gelen pusulalar, muhurleri acilmis torbalar, bos pusulalara Akp muhrunu basan yetkililer, 15 kez oy kullananlar, 200 kisilik sandikta 700 kusurluk oya sahip olmalar, sandik acildikca dusen Chp oylari ve daha neler neler. Oyle mide bulandirici, oyle saibeli ki insanin karnina tas oturuyor. Secimi takip eden yanli Anadolu Ajansi ve taraf olan Yuksek Secim Kurulu'ndan ise hic bahsetmiyorum bile. Oyle bir duzen, oyle bir orgutlenme yapilmis ki, o kada gozetmen bile bircoguna engel olamamis, olamiyor. Ve sonucta en az 10 puan daha asagida olmasi gerekir dedigim %45'lik Akp oyu, tum saibelere ragmen TV'lerde bildiriliyor. Gene butunlestirici, baris yanlisi olmaktan uzak bir balkon konusmasi. Ustelik paralari beraber sifirladiklari oglu Bilal de yaninda. Yani diyor ki, ben aklandim, halk beni akladi. Benim bildigim bu mahkemelerde olur, ama gorursunuz en ufak bir dava vs soz konusu olmayacak yarin. Yarin degil ama o gun de gelecek tabi ki...

Hala sasiyor insan tabi, nasil olur da hala oylari yuksek olur diye. Hileli kisimlari cikarsaniz evet Akp'nin bir yenilgisi var ortada. Ancak yine de bir kisim halk hala oy veriyor. Neden mi? Oncelikle vicdanlarimiz calinmis bizim. Onu oyle net anladim ki bu secimle beraber. Akp taraftarlarinin yazi, yorumlarini okuyorum. Sanki karsisindakiler dusmanmis gibi bir tavir, sanki futbol macindayiz... Ulkenin gelecegini dusunmuyormusuz gibi bir takim tutma havasi... Takim derken olay Akp de degil, tamamen RTE. RTE'nin hatipligi cok onemli bir unsur ama yansittiklari, tek kotu taraf olarak Chp'yi gostermesi (Chp bu kadar becerikli olsa, cok daha yuzksek oranlarda olurdu oyu, bir telafi partisi olarak gorulmezlerdi), halkin egitimsiz olusu, tek agizdan haberi dinleyisi ve inanisi da ciddi onem tasiyor. Fakir kesimin daha da fakirlestigini anlamadan 100 TL icin oy vermesi maalesef muhtemel. Ama o 100 TL'ye bu hukumet yuzunden muhtac kaldigini anlamiyor. Daha egitimli Akp taraftarlarinin ise cogunun parasal ve ekonomik istikrar(her ne kadar balon olsa da) anlaminda cikar pesinde oldugunu dusunuyorum. Fakat tek anlamlandiramadigim; bu kadar calma ve cinayet nasil olur da bu insanlarin vicdanlarina islemez, o Berkin'lerin gulumsemelerinin sonmesi nasil onemsenmez iste bu konuda ne aklim, ne kalbim mantigi oturtamiyor.

Ha Chp cok mu matah? Hayir. Maalesef cogu insan birseyi basarabileceklerini dusundugunden degil, Akp tehlikesinden uzaklasmak icin oylarini verdi. Chp halen orgutlesmeden uzak, dogru bir siyaset yapamiyor. Zaten bana gore sol bir parti de degil. Beni temsil eden bir parti henuz cikmadi. Zaten oncelikle demokrasi icin secim barajinin indirilmesi gerekiyor. Gerekiyor cunku azinligin da meclise yansimasi buyuk onem tasiyor. Neyse buralara girmenin alemi yok simdilik.

Bundan sonra ne olacagi cok konusmayacagim cunku. Biliyorum biraz daha karanlik gunler var onumuzde. Ancak hic bir dikta rejiminin uzun soluklu olacagini dusunmuyorum. Halkin bir kismi uyandi, uyanmalar devam da edecek. Dunden sonra karnimiza oturan taslar birlesecek, bizi kenetleyecek, orgutlenecegiz illa ki. Dogru duzgun bizi temsil edebilecek olusumlar uretecegiz. Az biraz daha dis sıkacagiz. Bazen terk etmek istesek de ayrilamayacagiz buralardan, cunku guzelim ulkeyi hirsiza, katile birakmaya gonlumuz el vermeyecek. Hala sevgiyle, tatli tatli konusacagiz, gerekirse tonumuzu sertlestirecegiz bazen. Ancak böl-yonete kanmadan, diger tarafi otekilestirmeden ilerlemeye calisacagiz.

Adi Adalet ve Kalkinma Partisi olan bu partinin sirf kendine olan sözde adaletini yikip, gercek adaleti ulkeye kazandiracagiz. Kalkinma adi altinda kendi ceplerini kalkindiranlardan da adaletle hesap soracagiz. Kendimiz icin yapmasak, ölen canlar icin, cocuklarimiz icin yapacagiz.

Umut hala var!
Diren Turkiye!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Can’sız Bir Sene

Gidememek

Kahraman