Portofino


Ve iste bir macerayla daha karsinizdayim!

3 Temmuz sabahi, su meshur sarkidaki Portofino'ya gitmek icin Buse'yle biletimizi alip, otelimizi de ayarlayip yola ciktik. Milano'dan yaklasik 2,5 saat suren bir yolculuktan sonra, otelimizi ayarladigimiz Santa Margherita'ya vardik. Tren istasyonundan bir taksiyle 5 dakika icerisinde otelimizdeydik. Henuz odamiz hazir olmadigindan otelin ozel plajinda biraz dinlenelim dedik. Italya'da beachler oldukca pahali aslinda. Biz otelin musterisi oldugumuz icin sadece(!) 15'er Euro verdik. Beach ile otel arasinda sadece bir yol oldugundan oldukca memnun olduk ayrica dumduz olmasa da guzel de bir denizi vardi. Yaklasik 5'e kadar almadigimizdan kremsiz guneslenmek zorunda kalsak da, oldukca guzel vakit gecirdik. Kirmizi bir sekilde odamiza vardigimizda, tam olmasa da yarim bir deniz manzarasiyla odamizda da dinlenebildik. Oteli Santa Margherita'da tuttugumuz iyi olmus cunku Portofino'da zaten plaj yokmus.
Artik hazirlanip Portofino'yu ziyaret edecektik. Otelin onunden gecen otobuslere biletsiz girdikten sonra 10 dakikada Portofino'daydik. Ama buyuk bir adrenalinle! Cunku bu 10 dakikalik yol, hayatimda gordugum en tehlikeli yoldu. Otobus soforu ilerisinde ne oldugunu goremedigimiz virajlara pek de hizini kesmeden yaklasip sadece korna calarak ayni hizla donuyordu. Bu soforleri kesinlikle Formula 1 icin yetistirmeliler, cunku yetenekli olduklari apacik! 10 dakika bize bitmeyecek gibi gelse de sonunda Portofino'daydik.
Portofino minicik bir kasaba aslinda. Santa Margherita, yaninda oldukca buyuk kaliyor. Kasaba sadece kucuk bir meydandan ve kucuk de bir limandan(Portofino Italyanca'da Son Liman anlamina geliyor) ibaret. Burada ise restoranlar ve cafeler var. Hemen ustlerinde ise birbirinden guzel renklere boyanmis evler... Ilk basta bu evlerin tas evler oldugunu dusunurken yakinlastiginizda bu efektlerin boyayla yapilmis oldugunu goruyorsunuz. Bu meydanin cevresini ise yuksek tepeler cevrelemis durumda. Bu tepelerdeki guzel evlerin ve de satonun eminim oldukca guzel bir manzarasi vardir.
Cok acikmis oldugumuzdan artik meydandaki restoranlardan birine gidip yemek yiyelim dedik. Ama neredeyse dedigimizle kaliyorduk. Cunku ilk gittigimiz restoranda tum masalar rezerve, ikinci gittimiz restoranin mutfak kapasitesi sinirli, ucuncu restoranda ise yine tum masalar rezerveydi. Ucuncu restoran haric gordugumuz tavir da pek hos degildi acikcasi. Giderseniz meydanin en solundaki restoranlara gitmeyin bu yuzden :). 3. restorandan da elimiz bos dondukten sonra etrafta tukenmekte olan secenklerimize baktik ama deniz urunleri restoranlarindan baska pek de secenek kalmamisti. Buse Hanim balik ve deniz urunleri yemediginden o restoranlara da gidemedigimizden, son sans olarak bir restorana gittik ve iste! Sonunda yer bulmustuk.
Once pesto soslu lazanya ardindan da sebzeli risottoyu paylastik. O pesto soslu lazanyanin lezzetini ne siz sorun, ne ben soyleyeyim. Bilmiyorum o kadar acikmistik diye mi, yoksa o restoran son sansimiz oldugu icin mi, inanilmaz lezzetli geldi. Sarabimiz esliginde sohbet edip bir yandan da etrafi gozlemlemeye basladik. Insanlar aslinda o kucucuk kasaba icin fazlaca guzel giyinmislerdi. Hatta 85 yasindaki zar zor yuruyen ama kirmizi ruju, simsiyaha boyanmis gozleri ve pullu elbisesiyle bir teyzeyi gordukten sonra diger insanlara pek sasirmadim. Genelde insanlarin luks yatlarindan gelip kokos elbiseleriyle ayirttiklari masalarda yemek yediklerini dusunuyoruz :)
Birkac hediye de aldiktan sonra Portofino'nun guzel sokaklarindan ayrilip otelimize donduk. Donerken gordugumuz oldukca dingin koya ertesi gun gitmeye karar verdik.

Ertesi gunku guzel kahvaltidan sonra bu guzel koya gittik. Fakat saat daha 12 olmasina ragmen, isletmenin biri dolmustu bile. Digerine gittigimizde ise kisi basi 40 Euro istemesi "Artik bu kadar da degil!" dedirtti. Sanmayin ki 40 Euro icine Bodrum'daki beachler gibi yemek-icmek de dahil. 40 Euro karsiliginda aldiginiz tek sey bir adet sezlong ve semsiye!! Neyse ki oradaki baska bir beache gidip sonra da evvelsi gun aksam gittigimiz gibi otelimizin terasindaki havuza girdik. Burasi gercekten inanilmaz guzeldi, cunku az kisi vardi, manzara yesillikler ve deniz manzarasiyla muhtesemdi. Ayrica icinde rahatlayabileceginiz sicacik bir de jakuzisi vardi. Burada biraz dinlendikten, keyif yaptiktan ve yeteri kadar fotograf cektikten sonra :) otelden ayrilip Santa Margherita limaninda super guzel bir pizza yiyip trenimizi yakalamak uzere istasyona gittik.

Maalesef biletimizi onceden almadigimiz icin ancak ayakta bilet bulabilmistik ama kompartman kenarlarinda oturacak yerler oldugu icin, nispeten rahat bir yolculukla gece 10 gibi Milano'ya varmistik.
Portofino'da belki meshur sarkidaki gibi askinizi bulamazsiniz ama huzur bulacaginiz kesin! :)

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Can’sız Bir Sene

Gidememek

Kahraman