Mia nuova vita a Milano..



















Ciao belli!!

Pek sirin seker arkadaslarim,

Aslinda bu blogun acilma sebebi olan; Milano’ya gelisimin ilk blogunu saygilarimla sunarim!!

Bazilarinizin bildigi sagliksal aksakliklar sonucu gelmem gereken gun olan Cuma gunu gelemedim, ancak Sali gecesi (4.5.10) burada olabildim. Bir arkadasim beni aldi ve Milano macerasi boylece baslamis oldu.

Aslinda Pazartesi baslamam gereken okula ancak Carsamba baslayabildim. Kocaman bir odada bir suru insan, hepimizz ciziyoruz :)

Once kara kalem kadin figuruyle basladim ama bir sorunum vardi hep; ben kadin popolarini buyuk yapiyorum hoca kucultuyo, hahaha naapalim Turkiye’de oyle gormusuz, fena mi hem!!!
Hocamin adi Giovanni, cok maco bir goruntusu var ama gay kendisi.. Oyle olunca da o goruntuye, o efeminelik komik oluyo. “Giovanniiii” diyorum “Dimmi caraaaa” (soyle canim) diyo :)
Bu arada ekte henuz basladigim ayakkabi figurlerimi gorebilirsiniz.
Bu hafta Paciotti ayakkabilarindan esinlenip 6 tanelik kucuk bi koleksiyon hazirlayacagim ;)

Milano’yu oldukca kesfettim sayilir. En azindan metrolar, tramvay ve otobusler kontrolum altinda! Hem de haritaya gerek duymadan!! E tabi bunun icin okulu bulana kadar 3 kez tramvaydan inmem gerekmis olabilir! Fakat bende diil suc, donup yandakine Duomo duragi mi burasi diyorum-tabi Italyancami konusturuyorum-, yahu her seferinde Si denir mi??!! Ben de her seferinde kanip indim :)

Geldikten itibaren ev baktim, kendi evim, kendi duzenim olsun istiyordum albette. Hatta bir tane gormeye gittim ama icime sinmedi.. E tabi luks bi yer aramiyorum ama en azindan 5 ay oturacagim eve kanim isinsin istedim.. Veeee en sonunda kucuk, hatta kucucuk ama sirin mi sirin evime kavutsum! Sadece 20 metrekare kendisi ama bana 200 metrekare gibi geliyo valla, ne de olsa benim ewimmmm!! Eger burayi bulamasam oda tutmak zorunda kalabilirdim ama neyse ki Milano’da tek basima yasama sansini elde ettim! Evim merkeze cok cok yakin.. Cinque Giornata denilen, Duomo’ya sadece 3-4 duraklik bir yerde. Okulum da Duomo’ya 1 durak oldugundan 10-15 dakikada okulda oluyorum. Burada ennn sevdigim sey, evime cok yakin olan Billa marketine gidip alisverisimi yapmak.. O Italyanca sozcukleri cozmeye calisip degisik degisik yiyecekleri inceliyorum saatlerce. Hele eve gelip onlari yapmasi cok cok zevkli bi rituel.

Okulda da United Nations gibiyiz vallahi.. Brezilya’dan Tayland’a, Hindistan’dan Zimbabwe’ye kadar bir suru milletten insan var. Benim daha yakin olduklarim ise Meksika asilli Amerika’li, Hintli ve Rus. (Rus diyince erkeklerin gozlerinin acildigini goruyorum, avcunuzu yalarsiniz, iclerinde en hanimefendisi o ve 5 yillik sevgilisi var :P ). Rus kizin Ingilizcesi cok iyi olmadigindan Italyanca konusuyoruz genelde ve benim icin de iyi oluyor, yoksa Ingilizce bilenlerle Italyanca bilseler bile zorluktan kacip Ingilizce konusuyorum :) . Bir de Turk bir kizla tanistim yakin zamanlarda, o da cok seker. Hatta Istanbul’da bana komsuymus meger.

Simdilik bir kez disari ciktim gece. Tayland’li minik bir kiz var, biraz fazlaca sosyal. O duzenledi organizasyonu, Fiat Lounge denen bir yere gittik. 40’li yillar gecesi vardi. O yuzden fotolarda suratim bembeyaz :) E tabi bi de kirmizi ruj lazimdi o beyaz surata :)

Artik evimde internetim de var, hersey yavas yavas yoluna giriyor. Yakinda bir de bisiklet almayi dusunuyorum. Burada arabalar da cok ama bisiklet ve motor kullanan da oldukca fazla. Hele takim elbiseli amcalari veya topuklu giyen kadinlari bisiklette gorunce gulumsememek mumkun olmuyor :).

Dun bir arkadasimla Vigevano denen 40 dakika uzaklikta bir yere gittik. Jimmy Choo, Malohnik ayakkabilarinin sergisi vardi. Ah hatta bir tane Chanel ayakkabi gordum 40’li yillardan, vintage..Vay be birileri giymis o yillarda, kim bilir ne sartlarda ve simdi orada sergileniyor.

Efenim simdilik bu kadar, sorularinizi maille iletin lutfen :)
Face’e de ekliyorum bir kac resim..
Bir sonraki blogda bulusuncaya dek esen kalin.

Teker teker bacio!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Can’sız Bir Sene

Gidememek

Kahraman